$ USD:49,3979
€ EUR:55,6494
£ GBP:65,3956
Gram Altın:6.644,78
CaddeNews Logo
Haberler/Dünya+/Açlık, Salgın ve Sistematik Şiddet: İsrail Hapishanelerindeki Filistinlilerin Yaşam Mücadelesi Raporlaştırıldı

Açlık, Salgın ve Sistematik Şiddet: İsrail Hapishanelerindeki Filistinlilerin Yaşam Mücadelesi Raporlaştırıldı

CN
Caddenews tarafından yayınlandı
09 Ekim 2026, 18:00 yayınlandı 09 Ekim 2026, 22:40 güncellendi
Açlık, Salgın ve Sistematik Şiddet: İsrail Hapishanelerindeki Filistinlilerin Yaşam Mücadelesi Raporlaştırıldı

İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesinin gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, cezaevlerindeki Filistinli tutukluların aşırı açlık, salgın hastalıklar ve ağır fiziksel şiddetle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. İsrail Yüksek Mahkemesinin tutuklulara yeterli gıda sağlanması ve uluslararası kurumların ziyaretine izin verilmesi yönündeki kararlarına rağmen sahada şartların iyileşmediği belirtiliyor. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in benimsediği sert politikaların bir parçası olarak yürütülen bu uygulamaların, cezaevi yönetimleri tarafından sistematik bir devlet politikasına dönüştürüldüğü vurgulanıyor. Verilere göre Eylül ayı itibarıyla gözaltında tutulan 9 bini aşkın Filistinlinin yalnızca yüzde 16'sı mahkemece suçlanırken, büyük çoğunluğu herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeksizin idari tutuklu veya 'yasa dışı savaşçı' statüsünde tutuluyor.

Tahliye edilen eski tutukluların beyanları, cezaevlerindeki insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bir yıl boyunca tutuklu kalan gazeteci Ali Semudi, yetersiz beslenme ve şiddet nedeniyle vücut ağırlığının yarısını kaybettiğini aktarırken; kalp hastası Hiba Alavi ise kaldığı beş ayı aşkın sürede 36 kilo verdiğini, baskınlar sırasında darbedilerek dişlerinin kırıldığını ve elektroşok cihazıyla tacize uğradığını belirtti. Kadın esirlerin tutulduğu cezaevlerinde temel hijyen ürünlerine erişimin engellendiğini söyleyen Alavi, bozuk ve yetersiz yiyecekler verildiğini, koğuşlara düzenlenen baskınlarda ise gaz bombaları ve fiziksel şiddetle sistemli bir baskı uygulandığını ifade etti.

Hapishanelerde hijyen imkanlarının kısıtlanması sebebiyle uyuz ve ağır enfeksiyon salgınlarının baş gösterdiği, hastalanan veya yaralanan esirlerin tıbbi tedaviden kasıtlı olarak mahrum bırakıldığı kaydedildi. Dokuz ay boyunca idari tutuklu kalan gazeteci Samer Huveyra, koğuşlarda yayılan salgın nedeniyle vücudunda ağır yaralar oluştuğunu ancak hiçbir sağlık müdahalesi yapılmadığını belirterek, 'Keter' adı verilen özel cezaevi birimlerinin koğuş baskınlarında ağır şiddet uyguladığını dile getirdi. İnsan hakları aktivisti Rebi Ebu Naim ve diğer eski esirler de kırılan kemiklerine rağmen aylarca tedavi edilmediklerini, açlıkla baş edebilmek için yiyeceklerini gizlice biriktirmek zorunda kaldıklarını ve psikolojik baskı altında tutulduklarını aktardı.

Uluslararası kamuoyunda ve insan hakları örgütlerinde geniş yankı uyandıran bu iddialar karşısında İsrail hükümet kanadından savunma mahiyetinde açıklamalar geldi. Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada hapishanelerdeki şartların zorlaştırılmasını açıkça savunarak, bu sert uygulamaların kendi siyasi çizgisi ve politikası olduğunu ifade etti. Tutukluların temel hak mahrumiyetleri ve cezaevi koşullarındaki insani kriz devam ederken, eski tutukluların yaşadıkları derin travmaların etkisini tahliye sonrasında da sürdürdüğü bildiriliyor.

Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?