İrlanda Başbakanı Martin, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, küresel çatışmaların en savunmasız kesimleri etkilediğine ve iklim değişikliğinin dünya genelinde hissedildiğine dikkat çekti. Uluslararası hukukun tehdit altında olduğunu ve yeni teknolojilerin öngörülemez tehlikeler yarattığını belirten Martin, uluslararası sistemin temellerini sarsan belirsizliklerin ortasında işbirliğinin önemini vurguladı. 'Uluslararası işbirliği zordur demek, çok taraflılık çalışmıyor demek ve başkasının problemlerinin bizim problemimiz olmadığını düşünmek yanlış bir sonuca varmak olur' ifadelerini kullanan Başbakan, baskı altındaki dünyada cevabın daha az işbirliği değil, daha fazla işbirliği olması gerektiğini savundu. İrlanda'nın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanı olarak birlik ruhunu güçlendirmeyi hedeflediğini aktaran Martin, BM'nin barış, güvenlik, insan hakları ve kalkınma sütunlarına bağlılığın sarsılmaz olduğunu ancak bu hedeflere doğru kolektif bir ilerleme kaydedilemediğini dile getirdi.
Konuşmasında dünya genelindeki insan hakları ihlallerine geniş yer veren Martin, Ukrayna'daki Rusya saldırılarının en kanlı döneminde olduğunu ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden birinin sınırları zorla değiştirmeye çalıştığını vurgulayarak bunun BM Şartı'nın açık bir ihlali ve kabul edilemez olduğunu belirtti. Tahıl fiyatlarının savaş nedeniyle arttığına işaret etti. Sudan'daki çatışmaların dış müdahalelerle uzadığına değinen İrlanda Başbakanı, savaşı silahlandıran, finanse eden ve sürmesini sağlayan tüm dış aktörlere ve devletlere desteklerini kesmeleri çağrısında bulundu. Ancak Martin'in konuşmasının en çarpıcı bölümünü, uluslararası toplumun Filistin konusundaki başarısızlığına yönelik sert eleştirileri oluşturdu.
Gazze'de ateşkes olmasına rağmen sahada hiçbir değişikliğin yaşanmadığını ve İsrail saldırılarının devam ettiğini ifade eden Martin, uluslararası toplumun Filistin konusunda on yıllardır süren yoksulluk, can kayıpları ve gerilim karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Filistin Devleti ile İsrail'in yan yana, barış ve huzur içinde yaşayacağı iki devletli çözümün tek çözüm olduğunu yineledi. Bazı ülkelerin Filistin Devleti'ni tanıması ve yasa dışı yerleşimci şiddetine karşı adımlar atılması gibi küçük ilerlemelere rağmen, zamanın tükendiğini ve sahada iki devletli çözüm hedefini ortadan kaldırmaya yönelik kasıtlı adımlar atıldığını gözlemlediklerini aktardı. İsrail'in Filistin Devleti'ni ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerinin artık birer komplo teorisi olmaktan çıktığını belirten Martin, insanların çaresizce sığınak aradığı ve savaşta zarar görmüş binalara sığınmak zorunda kaldığı, hatta bu tür bir binanın yıkılması sonucu sekiz çocuğun öldüğü bir durumu kabul etmenin mümkün olmadığını dile getirdi. İnsani yardımların, gıdanın ve çadırların kasten bölgeye sokulmadığının altını çizen İrlanda Başbakanı, 'Gazze'de yaşanan ve yaşanmaya devam eden tüm gerçekler ortaya çıktığında, kanıtlar toplandığında, tanıkların ifadeleri alındığında, gerçek dehşet tamamen açığa çıktığında tüm dünya utanacak. Kimse ben bilmiyorum diyemeyecek' sözleriyle güçlü bir mesaj verdi. Batı Şeria'daki işgal ve şiddetin kalıcı barışı yok edecek seviyede olduğunu, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin dokunulmazlık hali içinde eylemlerini sürdürdüğünü ve Filistinlilerin yerinden edilme, yıkım ve etnik temizlikle karşı karşıya olduğunu vurguladı. İrlanda'nın bu alanlarda kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasakladığını hatırlatan Martin, İrlanda ordusunun Lübnan'da barış gücü görevini yürüttüğü bölgelerde İsrail askeri varlığının sona ermesi gerektiğini savundu.
Konuşmasının sonunda BM sisteminde reform yapılması gerektiğine de değinen Martin, hızla değişen dünyaya ayak uydurmak için bu reformların elzem olduğunu belirtti. Ancak tüm reform girişimlerinin üyelerin siyasi, finansal ve eylemsel desteğiyle sonuca ulaşabileceğini hatırlattı. Başbakan Martin, yetkisini kullanabilen ve çevremizdeki krizlere yanıt verebilen bir Güvenlik Konseyi'ne ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, daimi üyelerin veto hakkının Konsey'i zayıflattığını ve meşruiyetini sorgulattığını ifade etti. Konsey üyelerinin, yeterince temsil edilmeyen Afrika ve sesi duyulmayan küçük ülkelerden başlayarak, yaşadığımız dünyanın temsilcileri olması gerektiğini savundu. İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin ise müzakere masasında çözülmesi gerektiğini ekledi.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.