$ USD:49,7958
€ EUR:55,5248
£ GBP:66,3763
Gram Altın:6.494,52
CaddeNews Logo
Haberler/Dünya+/Katar'dan İran'a Kritik Çağrı: Körfez'de Güvenlik İçin Tehditlere Son, Hürmüz'e Serbest Geçiş

Katar'dan İran'a Kritik Çağrı: Körfez'de Güvenlik İçin Tehditlere Son, Hürmüz'e Serbest Geçiş

CN
Caddenews tarafından yayınlandı
27 Ekim 2026, 17:00 yayınlandı 27 Ekim 2026, 19:34 güncellendi
Katar'dan İran'a Kritik Çağrı: Körfez'de Güvenlik İçin Tehditlere Son, Hürmüz'e Serbest Geçiş

Katar, Ortadoğu'daki gerilimin azaltılması ve bölgesel güvenliğin tesis edilmesi amacıyla İran'a yönelik önemli mesajlar iletti. Katar Dışişleri Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi Direktörü İbrahim Sultan el-Haşimi, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, özellikle ABD ile İran arasındaki mevcut krize ve Körfez'in stratejik güvenliğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Haşimi, Tahran yönetiminin Körfez ülkelerine yönelik tehditkar söylemlerine son vermesi ve uluslararası deniz ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden gemi geçişlerine açması yönünde net bir çağrı yaptı.

Haşimi, İran'ın bölgesel güvenlik sistemi oluşturulmasına ilişkin olumlu açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken, bu yönde atılacak adımlarda iyi niyetin esas olduğunu vurguladı. "Bölgesel güvenlik ilkelerine bağlılık ve iyi niyet gösterme konusunda top şu an İran'ın sahasında" diyerek Tahran'ın sorumluluğuna dikkat çeken Haşimi, arabuluculuk girişimlerinin başarıya ulaşması için İran'ın tehditkar tutumundan vazgeçmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Katar ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin, devletlerin egemenliğine saygı duyan yeni bir güvenlik sistemi oluşturma sürecine başlamaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi. Katar'ın arabulucu heyetinin Tahran'a gerçekleştirdiği ziyaretin, gerilimi düşürmeyi amaçlayan diplomatik çabaların bir parçası olduğunu aktardı.

ABD ile İran arasındaki krizin barışçıl yollarla çözüme kavuşturulması için yürütülen arabuluculuk çabalarının olumlu bir atmosferde sürdüğünü belirten Haşimi, öncelikli hedefin gerilimi azaltarak krizin tamamen sona ermesinin önünü açmak olduğunu kaydetti. Washington ile Tahran arasındaki krizin kalıcı bir çözüme ulaşması için bölgesel ve uluslararası ortaklarla istişarelerin devam ettiğini aktardı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın "Mekke İttifakı" çerçevesinde yürüttüğü diplomatik girişimlerin de Katar'ın arabuluculuk çabalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve bu çalışmaları takdirle karşıladıklarını dile getirdi. Bölgesel ülkelerin ortak diplomatik adımlarının, şiddeti sona erdirmeyi ve krize barışçıl bir çözüm bulmayı hedeflediğini vurguladı.

Basın toplantısında bölgesel güvenliği tehdit eden diğer unsurlara da değinen Haşimi, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın Dammam kentindeki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Bu saldırının Suudi Arabistan'ın egemenliğinin ağır bir ihlali ve bölge güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit olduğunu belirten Haşimi, Katar'ın Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad'ın güvenliğinin Katar ile KİK ülkelerinin ortak güvenlik sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Ayrıca Ürdün'ün Kerek vilayetinde bir kiliseyi hedef alan terör saldırısını da kınayarak, Katar'ın şiddet ve terörizmin her türlüsüne karşı olduğunu yineledi. İbadethanelerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Haşimi, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti. Son olarak, Katar'ın savunma kabiliyetlerini geliştirme çalışmalarının belirli bir krizle bağlantılı olmadığını, bu faaliyetlerin ülkenin caydırıcılığını artırma ve egemenliğini koruma amacını taşıyan süreklilik arz eden bir süreç olduğunu açıkladı.

Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?